Küresel Isınma İle İlgili Her Şey




Küresel ısınmayla ilgili şeylerden bahseden 8. sınıf türkçe ders kitabındaki ''Dünya Hep Güzel Kalsın'' metnindeki ''gerçek'' bir söyleşiden bahsetmek istiyorum.Daha sonra da kendi fikrimi söylüyecem.

Bu söyleşi Ada Defne Dokuz Oğlu ve Ömer Madra arasında geçiyor.

Ada Defne Dokuzoğlu : Dünyamız daha önce küresel ısınmayı yaşadı mı? Yaşadıysa kaç kez yaşadı ve sonucu ne oldu?

Ömer Madra : Bu soruya cevap verebilmek için bir sürü kitap karıştırmak zorunda kaldım.En büyüğünün 251 milyon yıl önce olduğunu ve bu yüzden pek çok canlı türünün yok olduğunu öğrendim.Ama en önemlisinin , şimdi yaşamakta olduğumuz küresel ısınma süreci olduğunu görüyoruz.Çünkü bu , insan kaynaklı...Yani bizim faaliyetlerimizden kaynaklanıyor.

Ada Defne Dokuzoğlu : Küresel ısınma doğal bir olay mıdır? Nasıl gerçekleşir?

Ömer Madra : Geçen ay yayımlanan BM raporunda ortaya çıktı ki bu yaşanan doğal bir olay değil.Yani güneşteki lekelerden şundan bundan olmuyormuş.Biz çok otomobil kullanıyormuşuz , çok seyehat ediyormuşuz , fabrikalar çok kirletiyormuş , o yüzden oluyormuş.Yani insan kaynaklıymış.

Ada Defne Dokuzoğlu : Küresel ısınma ne zaman başladı?

Ömer Madra : Bundan binlerce yıl önce de dünyada küresel ısınma yaşandığı saptanmıştır.Şu anda yaşamakta olduğumuz sonuncusu , ''Endüstri Devrimi'' diye bildiğimiz , buharlı makinenin bulunduğu zamana dayanıyor.Kömürle işleyen makineler bulunca kömür atmosfere karbon dioksit gibi gazlar veriyor. Aslında bazı bilim insanları da bu tarihi daha eskilere götürüyor.Bu sürecin sekiz bin yıl önce başladığını , yerleşik hayata geçen insanlardan itibaren bunun adımlarının atıldığını söylüyorlar.

Ada Defne Dokuzoğlu : Küresel ısınma kimin suçu? Biz çocukları buna bulaştıran ne?

Ömer Madra : Galiba hepimizin suçu bu...Bir suç var tabi ortada , size güzel bir dünya bırakamama tehlikesi var.Yaşanabilir bir dünya bırakamama tehlikesi var.Bu suç öncelikle büyük şirketlerin suçu...Çok büyük karlar elde etmek için kaynaklarımızı har vurup harman savuruyorlar.Dünyanın sınırlı kaynaklarını , çok kötü bir şekilde kullanıyorlar.Ama bizimde suçumuz , yani hepimizin...Sonuçta yaşanamaz hale gelirse dünya ; aşırı sıcak dalgaları , eriyen buzlar , ölen hayvanlar , yok olan hayvan türleriyle karşılaşınca ''Bütün bunları , bol bol alışveriş yapmak için mi yaptınız?'' diye sorabilirsiniz.Ve haksızda sayılmazsınız.Yani yaşama tarzımızı biraz değiştirmemiz lazım.Sizin hiç hatanız olmamasına rağmen sizi bu işe bulaştıran biziz ve bizden önceki kuşak...

Ada Defne Dokuzoğlu : Küresel ısınmayla insanlar yok olacak mı?

Ömer Madra : Eğer böyle giderse , bir şey yapmazsak sen arkadaşlarınla birlikte öğretmenlerini ve bütün çevreni sıkıştırmazsan onlarda karar verecek olan bakanları , belediye başkanlarını sıkıştırmazsa insanlığın durumu tehlikede demektir.Yalnız insanlık değil , kutup ayıları gibi soğuk bölgelerde yaşayan bir çok canlı türü de yok olma tehlikesiyle karşı karşıya.

Ada Defne Dokuzoğlu : Peki , küresel ısınmanın bize şu anda zararı var mı?

Ömer Madra : Var , hem de çok var...Artık bilim insanları , meteoroloji mühendisleri ve önemli gazeteciler toplanıyor ve bu konuyu tartışıyorlar.
   Adana'da suların azaldığından sık sık bahsediliyordur herhalde? Yağmurların az ve düzensiz olduğundan...Bazen hiç yok bazen de aşırı miktarda yağış oluyor.Yani iklimin dengesi bozuluyor.Beklenmedik , pek çok ölümlere yol açan kasırgalar oluyor , orman yangınları oluyor , büyük sel felaketleri oluyor.
   Bütün bunlarında sebebi ''küresel iklim değişikliği'' dediğimiz küresel ısınmadıe.Yani çok büyük zararı var ve eğer önlem almazsak artacak da...

Ada Defne Dokuz Oğlu : Ne gibi Önlemler alınabilir? Ağaçları kesmezsek küresel ısınma önlenir mi?

Ömer Madra : Ağaçları kesmemek iyi bir yol ama tek başına yetmez.Çünkü sadece bundan değil , sadece ormansızlıktan olmuyor.Mesela daha geçenlerde bir haber okudum ve gözlerim fal taşı gibi açıldı : Nijerya gibi bir Afrika ülkesinde 2012'ye kadar , yani beş sene sonra koca ülkede hiç orman kalmayacakmış.Çünkü hepsini kesip yakıyorlarmış.
     Ağaçları kesmemek çok önemli bir yol , hatta ağaç dikmek daha iyi bir şey.Ama yetmez.Mutlaka daha az araba kullanmak veya evlerin yazın sıcaktan , kışın soğuktan iyi korunmasını sağlamak gibi bir sürü önlem almak zorundayız.Bunları da yaparsak ancak bir şansımız olabilir.

Ada Defne Dokuzoğlu : Afrika zaten kurak bir kıta , daha da kuraklaşırsa kıta diyebir şey kalmaz.

Ömer Madra : Çok doğru malesef.Orda büyük bir çöl var ve o çöl büyüyor.Ama Avrupa da öyle.Mesela Güney Avrupa , özellikle İspanya'nın güneyinde ve Yunanistan'da korkunç orman yangınları oluyor.Ormanlar da bitince bu uygarlık dediğimiz şeyi de ayakta tutmak çok zorlaşıyor.Tarihe bakıldığı zaman ormanlarını kötü kullandığı için bir çok toplum yok olup gitmiş , yani medeniyet yok olmuş.Dolayısıyla bu , Afrika gibi özellikle yoksul yerleri tamamen vuracak. En yoksullar , ilk etkilenecek olanlar.Baş edecek güçleride yok çünkü onların.

Ada Defne Dokuzoğlu : Bazıları geleceği umursamadığı için küresel ısınmaya karşı bir şey yapmıyor.Bu nasıl engellenir?

Ömer Madra : Senin gibi çocukların bunu sorgulaması bir yol.Bende her gün çıkıp kendi iki saatlik programımda bunları anlatmaya çalışıyorum.
    Çok büyük bir tehlike geliyor.''Rahat yaşamak'' diyoruz bunun adına , ''medeniyet'' diyoruz ; bol bol alışveriş yapalım , mevsimi gelmeden meyveleri yiyelim , onları dışardan getirtelim ne kadar pahalıya mal olursa olsun , diye düşünüyoruz.Örneğin , kış günü çilek getirmek için uçak , benzin kullanılıyor , bu da küresel ısınmayı arttırıcı bir şey.Bir türlü bu tehlikenin büyüklüğünü anlayamıyoruz.Senin gibi soru soranların artmaya başlayınca , ''Dur bakalım.'' demek zorunda kalacaklar , bu tüketim meraklıları...
       Bu sayı belli bir yere gelince bir tedbir almanın zamanı geliyor.

Ada Defne Dokuzoğlu : Siz küresel ısınma ile ilgili neler yaptınız?

Ömer Madra : Ben de mesela , evde camları daha az ısı kaybedecek şekilde yapmaya çalışıyorum.Ampullerin hepsini yeni tip , enerji tasarrufu sağlayan ampullerle değiştirdik evde , bu çok fark ediyor.Eskisinden daha az seyehatlere gitmeye çalışıyorum.
       Ne olacak peki, sen ne düşünüyorsun Ada? Başarabilecek miyiz dünyayı iyi bir yere götürmeyi? Küresel ısınmayı engelleyebilecek miyiz?

Ada Defne Dokuzoğlu : Eğer insanlar ikna olursa başarabiliriz.Ama ben insanların rahatlarından vazgeçmek isteyeceklerini sanmıyorum.

Ömer Madra : Eyvah , yani çok iyimser değilsin! Ama tek çaremiz bu, yani insanların kendi bindikleri dalı kesmeyeceklerine inanmak zorundayız. Biraz daha ümitli bir notayla , çizgiyle tamamlıyalım bu söyleşimizi.Bir şans var herhalde , şimdi harekete geçersek.
    Geçen sene ''Küresel ısınma , iklim değişikliği , felakete gidiyoruz.'' diyorduk ama daha azdı sayımız.Bu yıl , bir uyanma senesi oldu. Şimdi 2007 harekete geçme yılı , eylem yılı olabilir , onun içinde çok umutluyum.
     Senin bu sorularında fevkalade umut vericiydi bizim için , her ne kadar sen iyimser olmasanda...
                                                                                                              Ada Defne DOKUZOĞLU

Evet işte gördüğünüz gibi 2007 yılında bile bu kadar sorun varken hatta yıllar öncesinde bile bu kadar küresel ısınmayla ilgili sorun varken şimdi 2013' te ne olduğunu ben size söylüyüm.

Hatay'ı örnek vermek istiyorum mesela şimdi çok sıcak ve bunaltıcı bir hava var.Adana , Osmaniye , Mersin gibi yerler buranın 2,3 katı kadar sıcaktır diye düşünüyorum.Bide aslında hep duyarız küresel ısınmayı ama ne olduğunu bilmeyiz ya ama işte şimdi öğrendiniz.Peki , ne yapmalısınız.Ömer Madra ' nın dediği gibi daha doğrusu kendisinin yaptığı gibi evde camları daha az ısı kaybedecek şekilde yapmalıyız.Ampullerin hepsini yeni tip , enerji tasarrufu sağlayan ampullerle değiştirmeliyiz.

İşte bu yüzden lütfen dikkat edelim , hele ki o büyük şirketler vb. yerler asıl onlar daha çok dikkat etmeleri gerekiyor.''Lütfen dikkat edelim.''
Google+'da Paylaş

Yazar Hakkında

Ben Servet Arslan. BilgiEksenim.Com blogunun kurucusu ve yazarıyım. Bildiğim ve öğrendiğim her şeyi sizlerle paylaşabilmek için elimden geleni yapıyorum... Öğren ve Öğret mantığı ile yazılarımı yazıyorum.
    Blog Yorumları
    Facebook Yorumları

0 Yorum:

Yorum Gönder

Konu ile ilgili özgürce yorumunuzu yapabilirsiniz fakat lütfen yazacağınız yorum konu ile alakalı, hakaret içermeyen ve düzgün bir Türkçe ile yazılmış olsun. Aksi takdirde yorumunuz "spam" olarak kabul edilecektir. İlginiz için teşekkür ederim.