Çocuklara Kitap Okumayı Sevdirmenin En Basit Yolları

kitap okumak

     Belki sizlerde küçükken kitap okumayı sevmiyor, belki de seviyordunuz. Bu herkes için farklılık gösterebilir ama çocukların kitap okuması herkes tarafından bilinen bir gerekliliktir. Kelime haznelerinin gelişimi, kitap okumaları sayesinde yazı yazmalarının gelişimi gibi bir çok şey için çocuklara büyükleri her zaman "hadi git biraz da kitap oku" der.

     İşte asıl her şey burada başlıyor. Hadi gel beraber kitap okuyalım yerine, çocuklara her zaman "hadi git biraz kitap oku" denir. Ve çocuklarda inat yapıp ya kitap okumazlar ya da kitap okumuş gibi yaparlar.

     Peki bunlar zorlama ile olacak şeyler midir? Her şeyi zorla çocuklara yaptırabilir miyiz? Asıl önemli olan ise hadi git biraz kitap oku diyen kişi kitap okuyor mu? Yani siz çocuğunuza kitap oku diyorsunuz ama siz kitap okuyor musunuz? Şimdi tüm bunları gelin maddeler halinde teker teker inceleyelim.


  1. Onlara kitap oku demeyin.
         Az öncede dediğim gibi, onlara KİTAP OKU! yerine hadi gel biraz kitap okuyalım deyin. Çünkü çocuklar büyüklerinden ne görürse onu öğrenir. Eğer siz çocuğunuzun önünde kitap okuyorsanız çocuğunuzda şöyle bir algı uyandırırsınız "eğer büyüklerim kitap okuyorsa bu yapılması gereken bir şeydir." Ama bir de bunun tersini düşünelim; siz kitap okumuyorsunuz, çocuğunuzun önünde hiç kitap okumadınız ve kendisine sürekli "git kitap oku" dediniz. Şimdi çocuğunuzla bu durumda empati kurun, siz ne düşünürdünüz böyle bir durumda? Mesela ben şöyle düşünürdüm: "Eğer büyüyüm bile kitap okumuyorsa, bunu bana zorla yaptırmaya çalışıyorsa bu çok da önemli bir şey değildir." Ama unutmayın ki çocuğunuzun ne düşündüğünü bilemezsiniz. Belki de daha değişik bir şey düşünür. Bilemezsiniz.
  2. Sevebilecekleri kitap türlerini belirleyin.
         Onlara sorun, nasıl bir kitap okumak isterler, bunu belirlemeden ellerine kitabı tutuşturup hadi al bunu oku derseniz bu onlarda yukarıdaki maddeye benzer bir etki oluşturur. Yani "git kitap oku" demek ile "al bu kitabı oku" demek aynı şeydir.
         Bu yüzden onları gerekirse bir kitap mağazasına götürün ve doyasıya dolaşmalarını ve sevebilecekleri bir kitap türünü bulmalarını sağlayın. Onlara önerilerde bulunun ama hiçbir zaman "al işte bu kitabı oku" demeyin. Belki önce okuyacakları kitabı tam olarak seçememiş olabilirler ve diğer gün kitabı yarıda kesip atmış olabilirler. Ama sizler de unutmayın ki o daha ilk kez bir kitap mağazasına gitti ve ilk kez kendi kitabını seçti, zaman geçtikçe kitapları sevmeye başlaması ile göreceksiniz ki artık kendi istediği kitap mağazasına gidip kitap alır olacak.
  3. Kitap okuma saati belirleyin.
         Bunu siz kendinize göre yapın, yani bu işinizi bitirdikten sonra veya işinizden geldikten sonra olabilir. Ya da yemek yedikten sonra. Bir saat belirleyin ve o saatte siz gidip kitabınızı okumaya başlayın, ama bunu çocuğunuzun sizi göreceği bir yerde yapın. Siz kitap okurken o da sizi görsün ve kitap okumanın önemli bir şey olduğunu anlasın.
         Daha sonra o da sizinle kitap okumaya başladığı zaman ona hiçbir zaman "kitap okuma saatimiz geldi" demeyin. Siz her zaman ki gibi kitabınızı okumaya gidin ve bırakın kendisi gelip sizinle beraber kitap okusun. Bu sayede onu baskı altında tutmamış olursunuz.
  4. Her zaman kitap okumalarını beklemeyin.
         Bu durumda da onlarla empati kurmanızı öneririm. Yani her gün kitap okuyan çocuğunuz bir gün kitap okumadığı zaman ona "bu gün neden kitap okumadığını" sormayın. Düşünsenize sizler de bazen yorgun olduğunuz zaman kitap okumak yerine başka bir şeyler ile uğraşmak istemiyor musunuz? Ya da yoğun olduğunuz günleri düşünün, o zamanlar neden kitap okuyamadığınızı düşünün.
     
     Unutmayın ki hayatımız kitaplardan ibaret değildir. Onları zorlamayın, alıştırmaya çalışın, baskı altında tutmayın, günde yüzlerce kere kitap oku demeyin... Bırakın onlar kitap okumanın ne kadar güzel bir şey olduğunu anlamaya çalışsın, ama bunu tek başlarına da yapmalarını beklemeyin, yukarıdaki maddelerden kendinize bir pay çıkarın. Hatta gerekirse kendiniz, kendi maddelerinizi oluşturun. Nerede yanlış yaptığınızı bulun ve düzeltin, göreceksiniz ki o andan sonra çocuğunuz sizinle beraber kitap okur olacak.
Google+'da Paylaş

Yazar Hakkında

Ben Servet Arslan. BilgiEksenim.Com blogunun kurucusu ve yazarıyım. Bildiğim ve öğrendiğim her şeyi sizlerle paylaşabilmek için elimden geleni yapıyorum... Öğren ve Öğret mantığı ile yazılarımı yazıyorum.
    Blog Yorumları
    Facebook Yorumları

2 Yorum:

  1. Çok haklı bir yazı özellikle kitap saati olmamalı çocuğun içinden gelmeli

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen öğle, çocuğun içinden gelmesi için de "baskı yapılmamalı."

      Sil

Konu ile ilgili özgürce yorumunuzu yapabilirsiniz fakat lütfen yazacağınız yorum konu ile alakalı, hakaret içermeyen ve düzgün bir Türkçe ile yazılmış olsun. Aksi takdirde yorumunuz "spam" olarak kabul edilecektir. İlginiz için teşekkür ederim.