AYT İçin Antrenmanlarla Matematik Serisinin 2. 3. ve 4. Kitapları Ne Kadar Faydalı? - Hepsini Bitiren Var mı? - TYT ve YKS İçin Önerilir mi?

antrenman yayınları logo


Üniversiteye hazırlık zamanının yaklaşmaya başlamasıyla birlikte öğrencilerde kolay-orta-zor ölçekli soru bankaları ve konu anlatımlı kitap arama telaşı başlar. Haliyle haklı olarak internetten de her kitap hakkında ayrıntılı bilgi edinmek isteriz.

Ben de bu yazımda matematik bilgisi zayıf olan her öğrenciye önerilen Antrenmanlarla Matematik serisini sizler için yeniden, ayrıntılı olarak ele alıp, bu sefer kitapların tümünü çözmüş biri olarak hem kendi deneyimlerimi, görüşlerimi sizlere ileteceğim, hem de kitap ile ilgili öğretmen ve öğrenci görüşlerini sizlerle paylaşacağım. Ayrıca serinin tüm soru ve cevaplarının bulunduğu mobil uygulamayı bilmeyenlere birkaç ekran resmi ile anlatacağım.

Serinin ilk kitabını çoğumuz biliyoruz zaten, ilk kitabın asıl amacı işlem yapma hızınızı artırmak ve matematiğe sıfırdan başlayıp, temelini sağlamlaştırmak isteyenler için şahsen önemli bulduğum bir kitap. Nedenini kısaca açıklamak istiyorum: Öncelikle birbirimizi kandırmayalım. Ben de 11. sınıfa gelene kadar çok soru çözen, çok fazla kitap okuyan biri değildim. Haliyle işlem yeteneğim yavaştı. "Ne gerek var" kafasındaydım. Ama serinin ilk kitabını bitirdiğimde gerçekten şunları söyledim, "ya biz matematiği kendi içimizde büyütüyormuşuz", "ben daha önce öğrenmek için uğraşmamışım."

Uzun lafın kısası ilk kitabı "temel atma töreni" ya da "ön hazırlık" gibi düşünebiliriz. Ama size tavsiyem bu seriye başlayacaksanız bu yazıyı okuduktan hemen sonra ilk kitabı bir an önce bitirmeye çalışmanız olur.

İkinci kitap ise TYT konuları ile ilgili diyebiliriz. Yani 9. ve 10. sınıf başlıkları. Eğer ki birinci kitabı tam anlamıyla bitirebilirseniz ikinci kitapta işlem yeteneğinizi konuşturmaya başlayabilirsiniz. Benim ikinci kitap için söyleyeceğim asıl şey ise şu olur; "TYT hazırlık kitabı." İçinde sizi zorlayacak sorular da vardır elbette ama serinin bu kitabı bence TYT'nin kolay ve orta ölçekli sorularına hazırlığı gibi. Özellikle problemler konusu gibi, soruları çözerken nereden başlayacağını bilemeyip test kitabını bırakmak gibi sorunlar yaşıyorsanız; temelinizin birinci katını çıkmak için ideal bir kitap diye düşünüyorum.

Serinin üçüncü kitabına gelirsek; "Parabol, Trigonometri, Olasılık" gibi AYT konularının başlangıcı için "önce kolayını öğreneyim, sonra zor kitaptan konuyu pekiştiririm" diyorsanız alabilirsiniz. Ben bu kitabı şöyle kullanıyordum; dershanede hangi konuyu işlersek o başlıkla ilgili soruları önce bu kitaptan çözüyordum, sonra daha zor olduğunu düşündüğüm farklı bir kitaba geçiyordum. Oradan da konuyla ilgili farklı örnekler çözmeye çalışıyordum.

Son olarak dördüncü kitap için; "AYT'nin baba konularını barındırıyor" diyebiliriz. Limit, Türev ve İntegral bu kitapta bulunuyor. İlgili konuyu işledikten sonra bu kitaptan soru çözmeye başlarsanız eminim şunu dersiniz; "ya o kadar da değilmiş, ben de çözüyorum işte..." Soruları kolay demiyorum, konuları pekiştirmeniz için yararı olur diyorum. Sonrasında yine daha zor sorular barındıran bir kitaptan farklı soru tiplerini görebilirsiniz.

Kısaca kitaplar hakkında kendi fikirlerim bu şekilde. Genel olarak değerlendirip, bazı öğretmen ve öğrenci görüşlerini de sizlerle paylaşayım.

Ben sınava hazırlanırken Antrenmanlarla Matematik serisinin ilk kitabını on birinci sınıfın başında bitirdim, ikinci kitabını on ikinci sınıfın ortalarında. Sonrasında üçüncü ve sonrasında dördüncü kitaba geçtim ama artık vakit kalmamıştı. Sonradan mevzuna kalıp dershane ile birlikte, dershanenin de verdiği kitaplarla devam ettim çalışmalarıma. Söyleyeceğim şu ki; sadece bu seriyi bitirerek çok yüksek puanlar yapmayı beklemeyin derim ben. Nedeni de şu; bazı arkadaşlarım vardı mesela ilk iki kitabı bitirsem YGS'den (o zamanlar ygs idi) en az 300 puan alırım gibi şeyler konuşuyorlardı. Yazının başlarında da dediğim gibi, gerçekçi olalım. Bu seriyi almak istiyorsak matematiğimiz zayıftır. Bu kitapla hızlı bir temel atmak mantıklı bir seçim elbette ama sadece bu kitaptaki sorularla yüksek bir puan yapmanız kolay olmaz.

Diğer bir yandan öğretmenlere baktığımızda bazıları şunu söylüyor;
Matematiği öğrenmeye bu seriden başlayabilirsiniz ama en az iki adımlı doğrulama kodunuz olsun. Yani bu seriyi kolay ve orta ölçekli olarak çözün ama bir konu başlığını buradan bitirdiğiniz zaman farklı bir orta ölçekli soru bankasından kendinizi biraz daha zorlayın. Hatta yapabilirseniz kendinizi zor bir soru bankasıyla da deneyin. En az bir test çözmeye çalışın. Kolaydan zora doğru soru tiplerini görün.

Tanıdığım, tanımadığım, internette araştırırken dikkatimi çeken, öğrencilerin neler söylediğine gelirsek; ben henüz bu seriye kötü yorum yapan birini görmedim diyebilirim. Herkes kolay ve orta ölçekli soru tiplerini barındırdığını en az bir kitapla bu soruları desteklemek gerektiğini söylüyor.

Antrenmanlarla Matematik Mobil Uygulaması
Sanırım bu serinin en sevdiğim yanı bu oldu. Çünkü çözemediğim tüm kitaplardaki soruların çözüm videoları bu uygulamada mevcut. Emeği geçen herkesi de tebrik ediyorum. Bir soruda takıldığınız anda hoca veya arkadaş aramanıza gerek kalmıyor, açıyorsunuz uygulamayı seçiyorsunuz sorunuzu video şeklinde izleyip nerede hata yaptığınızı kolayca görebiliyorsunuz. Aşağıdaki linklerden uygulamayı da kontrol edebilirsiniz.
IOS için: Tıklayın.
ANDROİD için: Tıklayın.

mobil uygulama
Uygulamanın ana ekranı

kitaplar
Serinin kitapları

Kitabı seçtikten sonra seçilen antrenmanın soruları.

İlgili konu için benim anlatacaklarım bu kadar. Kafanıza takılan soruları veya iletmek istediğiniz görüşlerinizi aşağıdaki yorum kutusundan benimle ve okuyucularımızla paylaşabilirsiniz.

Farklı bir başlıkta tekrar görüşmek üzere.

Değişim Üzerine Düşünceler ve Değişim Üzerine Düşüncelerim

degisim
"Değişmeyen tek şey, değişimdir." - Heraklitos
Değişmek üzerine bir sürü felsefe yapabilir, bir çok laf edebilir, bir o kadar da tartışabiliriz... O zaman neyi bekliyoruz ki? Bir şeylerin değişmesini mi? Yoksa birinin bizi değiştirmesini mi?

Durun bi dakika, yoksa herkes bu sorulara takılıp kaldığı için değişime öncü olacak kimse kalmadı  mı?

Her neyse, bize ne onlardan canım. Biz kendimize bakalım.

Değişim diyorduk...

Bir şeylerin değişmesini beklemesek bile şu soruyu her daim soruyoruz kendimize;
"Yahu bunları yapacağım da ne değişecek? Yapsam ne oluuur, yapmasam ne olur?"

Geçenlerde, yaşıtım da olan Kadir Can Kırkoyun' un TedX konuşmasını izledim. Değindiği şeyler arasında bazıları çok dikkatimi çekti ve dedim ki işte değişime öncü olmak böyle bir şey. Kendini ve çevreni, etrafındaki herkesi değiştirmek tam olarak böyle bir şey.
"Sadece benim ya da sadece sizin adımınız yetmez. Hepimiz bir adım attığımızda değişim gerçekleşir." diyebilmektir değişimin öncüsü olmak. İşte Kadir Can' da böyle bir şey yapmış. Kendisi adım atmış, yetmemiş arkadaşlarına da o adımı attırmış, bir şeyleri değiştirmek istemiş ve değişim gerçekleşmiş.

Anlayacağınız, kazanın içine kurbağa bacağı atmamıza gerek yok büyülü bir hayat yaşamak için; adım atmamız ve düşüncelerimizi değiştirmemiz yetiyor yaşamak istediğimiz hayatı yaşayabilmemiz için.

Öncelikle atmak istediğimiz adımı düşünmeliyiz sanırım. Sonrasında bir karara varmalıyız. İlgili kararımızı gerçekleştirmek için araştırmalar yapmalı, bilgiler toplamalıyız. OKU'malıyız, sürekli. Sonucunda da gerçekleştirmeliyiz sadece kendi bildiğimiz, içimizde saklı kalmış o hayali...

Bir de farkında olmak zorundayız. Değişimi beklemek, birilerinin bir şeyleri değiştirmesini beklemek hep boşuna.

Hatırlayın, sizin de başınıza benzer bir olay geldi. Yolda yürüyorsunuz, yürüyorsunuz, yürüyorsunuz. Bir çöp konteynerinin yanına geldiniz. Berbat kokuyor. Öyle böyle değil hemde, berbat! Belediye ekipleri beş gündür oraları temizlememiş. Siz de söverek geçiyorsunuz. "Verdiğim vergiler haram olsun" diyorsunuz. "Olmaz olsun böyle belediye" diyorsunuz. Ve siz söyleminizle, o çöp de birikintileriyle kalıp sizi rahatsız etmeye devam ediyor.

Çok daha sonra ne oluyor onu da hatırlatayım mı?
Diyoruz ki, "bu ne ya her yer sinek kaynıyor, belediye iş yapmıyor ki..." Ondan sonra, "keşke gerekli yerlere BEN müracaat etseydim de bu talihsiz olay yaşanmasaydı..."

Ama iş işten geçmiş, zaman dolmuş oluyor o kelamlardan sonra değil mi? Kimse de umursamıyor artık.

Değişmeliyiz artık!

Bir de insan dışında, bizler dışında bazı şeyler var ki. Dilin değişimi gibi, farklı bir çok kavramın değişmesi, devletlerin devrimler yoluyla değişmesi gibi. Yine küçük bir adımın, büyük bir adıma dönüşüm süreci değil midir?

Mesela Montaigne, Denemeler kitabının Değişen Dil ve İnsan başlığı altında şunları kaydediyor;
"Dilimizin elli yıl sonra şimdiki halinde kalacağını kim umabilir? Her gün elimizden kayıp gidiyor, benim yaşadığım yıllar içinde yarı yarıya değişti. Şimdi olgunlaştı diyoruz; her çağ kendi dili için öyle der."
Gerçekten de öyle değil midir, baksanıza şu anda bile dilimiz değişmeye devam ediyor. Sonucunda da yine BİZ insanlar değişiyoruz. "Selfie" diye bir şey çıkıyor, "öz çekim" diyoruz.

Hayatımızda bir şeyler sürekli olarak değişiyor. Fakat, sanki bizler her seferinde o adacığı yeniden keşfediyormuşuz gibi geliyor bana.

Yine Montaigne, Devrim başlığı altında şöyle yazmıştır;
"Dünya'nın birden düzeleceği (değişeceği) yoktur; ama insan kendini sıkan şey karşısında o kadar sabırsızdır ki, her ne pahasına olursa olsun ondan kurtulmak ister..."
Konu ile ilgili yorumlarınızı aşağıdaki yorum kutusundan yapabilir, görüşlerinizi iletebilirsiniz. Yeni başlıklar altında buluşmak üzere.

Musical.ly Nasıl Kullanılır? Musical.ly Nedir ve Ne Zamandır Telefonlarda

musically

     Kimilerine göre eğlence aracı, kimilerine göre klasik bir dublaj programı, kimilerine göre ise dansın jestin ve mimiklerinle bir şarkıyı anlatma olayı...

     Peki ama Musical.ly aslında nasıl tanımlanıyor?

     Musical.ly platformunun resmi web sitesine baktığımızda kendilerini şu şekilde tanımladıklarını görüyoruz;
Musical.ly, kısa videolar oluşturmak, paylaşmak ve keşfetmek için kullanılan bir eğlence sosyal ağı. Her gün milyonlarca insan şarkı, dans, spor, güzellik ve üslup, komedi ve dudak senkronizasyonu yoluyla kendilerini ifade etmek için musical.ly'yi bir çıkış noktası olarak kullanıyor. Kullanıcılarımıza, tutkuyla yaşamalarını ve videoları yükleyip başkalarıyla paylaşarak bu uygulamayı yaratıcı ifadeler için kullanmalarını öneriyoruz.

     Bu açıklamadan sonra benim anladığım şu oluyor; demek ki herkes uygulamayı kendi kullanımına göre yorumluyormuş... Yani siz buna dublaj programı da diyebilirsiniz, kendimi ifade etmek için kullandığım, bir tür eğlence aracı da diyebilirsiniz. Fakat (!) bazı kişilere göre Musical.ly dublaj programı sayılmazmış. "Peki ama neden?" dedim... Ve nedenini sormuş bulundum;

     Musical.ly Neden Dublaj Programı Olamaz? 
     Uygulama yapımcılarının tanımına baktığımızda, platformun yaratıcılığa dayandığını görüyoruz bir kere. Dublaj uygulaması olabilmesi için ise bir kişiyi (nesneyi) veya kişileri (nesneleri) taklit ediyor olmak gerekirdi. Amacın tanımın bu olmadığı da aşikar fakat bu uygulamayı insanlar dublaj yapmak için kullanamaz mı? Taibii ki kullanabilir. Sonuçta dört tekerlekli aracı iki tekerlek üzerinde sürenleri de görüyoruz, ama hatalı olduklarını da kabulleniyoruz, öğle değil mi?

     Tabii bu kısım tartışmaya açık, şöyle ki; empati yapacak olursak, insanlara diğer dublaj programları zor gelebilir veya ne bileyim, kullanışlı gelmez, gider x programı yerine bu programı kullanır. Bu yüzden cevabın fazlasıyla tartışmaya açık olduğu kesin.

     Aman boş ver, bize ne kim nasıl isterse öyle kullansın arabasını da uygulamasını da diyenleriniz vardır. Siz de haklısınız. Bu yüzden daha çok merak ettiğimiz soruları sormamız gerekecek, ne dersiniz onca sosyal medya platformunun arasından bu sosyal ağ ortaya ne zaman çıktı? Ne zamandır var ve kimler kullanıyor bu uygulamayı? Mesela ünlüler bu uygulamayı kullanıyor mudur?

     Musical.ly platformu bir yıldan daha uzun süredir ilgili appstore ve playstore mağazalarının veri tabanlarında bulunuyor ve uygulamayı her kesimden insanlar kullanabiliyor fakat uygulamanın sadece 24 farklı dilde destek veriyor olması, şu an için Türkçe destek vermiyor olması, kanımca uygulamanın Türkiye çapında yayılmasını önlüyor. Lakin bu demek değildir ki bu uygulamanın Türk kullanıcısı yok.

     Araştırdığım vakit gördüm ki uygulamanın Türkçe dil desteği olmamasına rağmen Uğur Yaman gibi troll videoları çeken ve normal çekim yapan (dans eden ve dublaj yapan) bir çok kişi de mevcut.

     Ama düşünsenize bir de bu uygulamanın içinde Türkçe şarkılar da olduğunu... Mesela herkesin bildiği Ankara'nın Bağları şarkısına insanlar nasıl bir video çekebilirdi? Doğrusu merak uyandırıcı. Bence asıl o zaman Türkiye'de bu uygulama tam anlamıyla bir eğlenceye dönüşürdü.

     Şimdi geldik, asıl merak uyandıran sorulardan birine; Hangi ünlüler bu sosyal ağı kullanıyor?

     Bildiğim kadarıyla Türk ünlülerden bu uygulamayı kullanan yok fakat bu uygulamayı kullanıp ünlenen kişiler mevcut. Yabancı ünlülere baktığımızda ise Justin Bieber gibi bazı ünlülerin bu uygulamayı kullandıklarını görüyoruz.

     Son olarak Musical.ly nasıl kullanabiliriz?
     İlgili uygulamayı telefonunuza appstore veya playstore vasıtasıyla indirebilir, eğlencenin farklı bir kaynağına üye olarak kullanmaya başlayabilirsiniz.


     Konu ile ilgili yorumlarınızı aşağıdaki yorum kutusundan gönderebilir, sizlerde düşüncelerinizi bizlerle paylaşabilirsiniz. Bir sonraki yazımda tekrar görüşmek üzere, iyi okumalar.