Kayıtlar

Neden Karşıt Görüşler Olmak Zorunda?

Resim
Çünkü, elektriksiz bir dünyanın lideri elektriğe adapte yaşayan biri olamaz! Siz de bazen herkesin size karşı çıktığını düşünüyor musunuz? Mesela ben bazı zamanlar hatırlıyorum. Öyle ki sanki herkes bana karşı çıkıyormuş hissine kapılıyordum. Aslında, evet. Herkes birbirine karşı çıkıyor. Mesela ben ne söylesem, beni dinleyen veya okuyan insanların en az birinden hemen her zaman karşıt bir görüş doğuyor. Bir çok insan benim söylediğimin tam tersini savunuyor. Hatta bazen ben bile etrafımdaki insanlara karşı çıkıyorum. İçgüdüsel midir bilmiyorum ama hepimiz birine veya birilerine karşı çıkmak istiyoruz. Sanırım önceden sorduğum bazı sorular ve kendimce bulduğum cevaplar beni,  Neden Karşıt Görüşler Olmak Zorunda? sorusunu sormaya yöneltti. Hem de hiç beklemediğim bir anda bu soruyu sordum ve cevabını buldum. Hatta belki önce cevabı okumuş ondan sona soruyu sormuş olabilirim. Karşıt görüşler olmak zorunda tezimi kendimce "doğruladığımda" aslında hiç bu konuyu düşünmüyordum bil...

Babilanka 3 Ayda İngilizce Kursu Deneyimlerim - Mustafa Erdoğan Kimdir?

Resim
Babilanka ingilizce kursunun ilk iki ayını bitirdiğimde, dinlenme haftasına ulaşıp deneyimlerimi gözden geçirirken bu süreci blogumda paylaşmaya karar verdim. Şu anda kursun üç ayını tamamlamış bulunuyorum. Tamamen şahsi gözlemlerimden bahsederek,  Babilanka 3 Ayda İngilizce Kursu bana tam olarak ne kattı, birlikte inceleyelim istiyorum. Adım adım başlayalım... Babilanka 3 Ayda İngilizce Kursu ile ilk karşılaştığım gün İngilizce anlamayı ve konuşmayı o kadar çok istiyordum ki 2019'un Aralık ayında, yaşadığım şehirde "bilindik" bir ingilizce kursuna kayıt olmuştum sonunda. Bir yandan da kursla yetinmeyip, Duolingo gibi çok bilinen programlar ve telefon uygulamaları ile kendimi geliştirmeye çalışıyordum. Ayrıca instagram'da ve YouTube'da en az bir iki tane yabancı öğretmen ve bir iki tane de Türk öğretmen takip ediyordum. Ve bir gün instagramda takılırken -sponsorlu- bir gönderi çıktı karşıma... 2020'nin Mart ayı olduğunu çok net hatırlıyorum. Çünkü Mustafa Bey...

Dersimiz Dersler Konumuz Matematik - Matematiği Nasıl Severiz? Matematiği Nerede Kullanırız? Matematiğin Tarihini Bilmek - Kendi Deneyimlerim ve Düşüncelerim

Resim
Çarpım tablosunu 10. sınıfta (lise 2. sınıfta) kendi kurduğu sistemle öğrenmiş bir öğrenciden matematik, geometri ve biraz da fizik ile ilgili bişeyler okuyacaksınız. Fizik demişken okuldan arkadaşları kimya ve biyoloji ye de uğramazsak ayıp olur tabii... Bunu itiraf etmekte bir sakınca görmüyorum. Nasıl ihtiacım olmadıysa... Çarpım tablosunun tamamını lise 2. sınıfa kadar ezberleme gereği duymadım. Sonra -nedenlerini açıklayacağım- bir ara kafama dank etti ve birkaç gün içerisinde ezberledim. Okul dönemimin ilk 10 yılı ve sonrasında ne gibi bir fark oldu? Ne değişti? İntegral - Türev - Trigonometri Nerede Kullanılır? sorularını nasıl sormaya başladım... Matematiğe ilgim bir yerden başlamalıydı ama emin olun o yer sadece bir yer değildi... Bir süreçti benim için... İlk yerden başlayalım... Neredeyse en temelden... İlkokul dönemi matematiğe ilgim "...okul dışındaki hayatım matematikten nefret edenlerle olmasa da matematiğe anlam bulamamışlarla doluydu." Temel eğitimin baş...

Gerçek Hayatta Ctrl+Z Nedir? Ctrl + Z Tuş Kombinasyonu Nedir? Dijital Ortamda ve Gerçek Hayatta Geri Alma İşlemi Nedir?

Ctrl + Z  tuş kombinasyonunu kısaca dijital ortamlardaki geri alma işlemlerinin kökü sayabiliriz. İlk bilgisayarlarda belki sadece yazdığımız kelimeleri geri alabiliyor ve işimize devam edebiliyorken bugün telefonu salladığımda yapılan herhangi bir işlemi geri alabiliyor veya mail gönderdiğimde, biriyle yazıştığımda mesajı karşı taraf görmeden silebiliyor yani geri alabiliyorum... Bu tür örnekler çoğaltılabilir elbette. Peki ya gerçek hayattaki geri alma tuşu veya tuşları nedir hiç düşündünüz mü? Sizce öyle bir tuş kombinasyonu var mıdır? Bence evet, vardır! Bizatihi bir tuş olmasa da vardır. Yalan diye bir şey var mesela, beyazını her insan evladının söylediği. Ne işe yarar? Kişinin kendi çıkarlarına göre girdiği yanlış yoldan bir şekilde kurtulmasını sağlar çoğu zaman, kısaca girilen yol beğenilmez veya yanlış yere çıkarsa geri dönmemizi sağlar... Ya da daha açık bir örnek olarak, yaralarımızı eski haline çeviren sağlık sistemlerimiz, ilaçlarımız var... Veya tamir adı altında ç...

Artıklarla Besleniyoruz Aslında

Resim
Etrafımız gerekli/gereksiz bir sürü bilgiyle çevrelenmiş durumda... Bilgi edinmeye doymuşuz ama artık'larla besleniyoruz aslında... Mesela, Artık ben insanların yalan söylediğine inanmıyorum! Çünkü, Herkes kendi doğrularına körü körüne inanmış durumda.. Bu kısa şiir tüm duygularımı içtenlikle yansıtıyor mu bilmiyorum. Bu yüzden, anlatmak istediklerimi biraz daha açmak istiyorum. Hani ışık hiç olmazsa göremeyiz ve çok olursa da gözlerimiz kamaşır yine göremeyiz ya işte öyle bir durumla karşı karşıyayız aslında. Eskiden bilgi azlığından yakınan toplumlar bir ara dengeye ulaştılar ve önlerini gördüler. Şimdilerdeyse aynı toplumlar bilgi bombardımanından kör olmuş durumda-yız. Eskiden insanlar gerçekten de bilgiye zar zor ulaşıyorlardı. Her yerde bilge insan yok, her yerde bir bilen yok, kitap veya benzeri bir obje desen o da yok. Bir çok yer karanlık... Şimdilerde ise çok garip. Bunu şöyle anlatayım, bir konu ile ilgili büyükçe bir bilgi pastası düşünün, hepsini yiyebil...

Şaşırdıkça Anlatmak İsteriz Hepimiz

Resim
Gördüğüm, yaşadığım ve öğrendiğim her şeyi ben de hepimiz gibi anlatmak isterim. En çok da yakınımdakilere anlatma isteğim, onları da yaşantıma ve yaşadıklarıma tanık etme isteğim hepimizde olduğu kadar su götürmez bir gerçek. Ne demek istediğimi Doğan Cüceloğlu'nun bizzat tanık olduğu bir olaydan dinleyelim. Anlatmanın ve dinlemenin önemini biraz olsun farklı bir pencereden görmeyi deneyelim. Doğan Cüceloğlu tanık olduğu olayı şöyle anlatıyor; "Eşim Yıldız'la bir sabah boğazda kahvaltı yapmaya gittik. Arkam boğaza dönük bir şekilde oturuyorum. Sağ tarafımda bir kaç masa bir araya gelmiş... O sırada yeni bir çift geldi, çocukları da var dört, beş yaşlarında bir oğlan. Sağımdaki masadan bir ses, 'aa küçük Hakan geldi' dedi. Çocuğun annesi beni fark etti, merhabalaştık. Sonra onlar da sağımdaki masaya geçtiler ve oradakilerle selamlaştıkları tam o sırada meğer arkamdan bir gemi geçiyormuş. Hakan babasına dönüp, 'büyük gemi geçiyor' diye bağırdı. Babası...

Çok Değil Farkında Yaşayın

İnsanlar hapşırdığında Neden 'çok yaşa' denir? Hiç sorgulamadım... 'çok yaşa' ifadesini saçma bulmuş olacaklar ki birileri 'sağlıklı yaşa' demeye başladığında ilk kez fark ettim, sorgulamadığımı... Düşündüm... "Neden 'çok yaşa' diyorduk ki biz?" Devam ettim, "Peki 'sağlıklı yaşa' dememiz doğru muydu?" Bilemedim... Her ikisi de elimizde olan şeyler değildi neticesinde... En azından farkındaydım işte... Her "hapşuuu" dediğinizde, FARKINDA YAŞAYIN siz de... Şiiri biraz daha açıklayıp ayrıntılarına değinecektim ama bazı şeylerin kısa ve öz kalması taraftarıyım. Fakat şunu da söylemeden edemeyeceğim, "alışılagelmiş şeyler üzerine düşünmek ve gerektiğinde onları değiştirmek çok güzel bir şey." (Karikatürler yazının odağını değiştirdiğinden kaldırılmıştır.)